birol's profileBİROL ( GİRİŞ ) ANA SAY...PhotosBlogListsMore Tools Help

BİROL ( GİRİŞ ) ANA SAYFA

AKKUŞ İMPARATORLUĞU

birol akkus

Occupation
Location
Interests
NE GÖRÜYOSAN O
YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL YADA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
BEN OLDUĞUM GİBİ GÖRÜNMEYİ SEÇTİM
NEYSEM OYUM
TSK
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ


birolakkus@hotmail.com

Custom HTML

No content has been added yet.
-YORUM-
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

gül bakışlım

Loading...

GÖRMEZ OLSUN

Loading...
Photo 1 of 146

FERHAT GÖÇER DÖNMEZ OLSUN MÜKEMMEL

Loading...

ENBE MARTILAR SÜPER PARÇA

Loading...
January 17

KIZ KULESİ

                    kız kulesi                              
Bana kalk gidelim deme bu şehirden                    
Ben sevgimi yüreğine kazımışım bu şehrin              
Ayrılık bana komaz                                      
Hani duymasam                                           
Martı çığlığını ezan sesini                                
Hani görmesem                                            
Kız kulesini çırpınan denizini                             
Belki terk etmek kolay olurdu bu şehri                  
Bana kalk gidelim deme bu şehirden                     
Kolay mıdır yardan ayrılmak...                           

Bu şehir minarelerini dikmiş yüreğime                    
Kolay mı sanırsın yıkmak                                  
Gel vazgeç koparma gülü dalından                        
Koma beni yurtsuzlar yurduna                            
Bana kalk gidelim deme bu şehirden                      
Bir yaz daha göreyim ölmeden                            
Bir çay daha içeyim Büyükada da                         
İlk baharında aşık olayım                                  
Son baharında yalnız kalayım                              
Bir şiir daha yazayım n'olur                               
Bana kalk gidelim deme bu şehirden                       
Bırak da kara topragının tadına varayım...               
October 15

yıl 2020 TÜRKİYE İLÇESİ

         YIL 2025 BİR ÇOCUĞUN İSYANI                          
              SON DERECE HAKLI       yer : TÜRKİYE İLÇESİ                      

"Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda Ay-yıldız varmış neden
şimdi haç işareti ve anlamını bilmediğim renkler var?

2 arkadaş okulda tavan arasında eski bir atlas bulmuştuk,o atlasta
gördük daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye toprağı imiş,şimdi neden
o haritanın 1/5'ine Türkiye diyoruz?

Eskiden her mahallede 1-2 cami varken,şimdi neden her ilde bir cami
var,dedem bahsetmişti daha önce ezan denen bir şey varmış,günde 5 defa
camilerden okunurmuş şimdi bu çan sesleri ne baba?

Filistinlilerin zamanında topraklarını parça parça satarak İsrail'in
kurulmasına sebep olduklarını hiç mi bir yerde okumadınız da,topraklarımızı
sattırıp şimdi bu ufcık alana bizi hapsettiniz.Siz atalarınızdan böyle mi aldınız bu
toprakları,emaneti böyle mi korudunuz. Günden güne topraklarımız satılırken
siz uyuyor muydunuz baba?

Baba küçükken herkesin beni Aybüke diye çağırdığını hatırlar gibiyim
şimdi neden bana Angel diyorlar,beni kulağıma Angel ismini ezanla sen mi
söyledin?

Bizim evin önünden tanklarla geçen Amerikan askerleri kim baba?Hergün
bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri yerde coplayarak demokrasi ! mi
getirdiler baba?Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğretiler sanki

Elime geçen gün bir kitapgeçti baba,senin gençliğinden kalan .Biz Ankara'ya
taşınmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'miş ve 6317 şehit vererek "Gazi"
lik ünvanını kazanmış.Neden şimdi oraya kürdistan diyorlar baba.Baba hani sizlere
kürtlerle Türkler kardeştir demişler,peki kardeşlerim neden bizi öldürüp ülkemizde
ayrı devlet kurdular.

Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmişti.O her kimse 1933'te
Bursa'da bir nutuk vermiş,ben şimdi bile ne kastettiğini anlayabiliyorken,sizin
gençliğiniz bu kadar mı cahildi de o uyarıları dikkate almadınız.

Şimdiki kürdistan toprağında yer alan Süleymaniye'de askerimizin başına
çuval geçirmişler ve sen o dönemde gençtin,hiç mi kanın donmadı baba.Neden
hesap sormadınız bunları görmezden gelen yöneticilerinize?

O az önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hain yöneticilere
ve uşaklara karşı uyarmışve hitabenin sonunda da "Muhtaç olduğun kudret
damarlarındaki asil kanda mevcuttur."demiş.Baba kanınız o kadar bozuk mu ki
ülkemizi bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız.

Baba Türkiyeli ne demek,biz Türk çocuğu değil miyiz,soyumuz belli değil mi
bizim ,o kitapta okumuştum "Ne mutlu Türküm diyene" yazıyordu.Peki baba ben
neden mutlu değilim.Türküm demek suçsa ve kötü bir şeyse siz eskiden neden
söylerdiniz.

Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız,kitaba göre dünyanın gördüğü
en şanlı savaşmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz.Madem bu vatandan bu kadar
kolay vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz.

Hiç mi kitap okumadınız,hiç mi sizi uyaran olmadı,hiç mi göremediniz ülkemizin
peşkeş çekildiğini,eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde oturduysanız
sizin o hainlerden ne farkınız kaldı.Allah'ın huzuruna hangi yüzle çıkacaksınız baba.
"Vatan sevgisi imandandır" diye bir hadis varken hadi diyelim ki Türklüğünüzden
vazgeçtiniz bari İslam'ın emrine uysaydınız.

Senin eski cd'lerden dinledim baba,bizim de bir İstiklal Marşı'mız varmış,o marşı
yanlızca körü körüne ezberlediniz mi?Atalarımız sizi her fırsatta uyarmış,demiş ki "Ey Türk
titre ve kendine dön."Baba ne zaman titreyeceksiniz,Ankara'yı da kaybettikten sonra mı?
Bundan 13 yıl önce titremediyseniz eğer artık hiç birşey titretemez sizi.

Baba sen son bağımsız olan Türkiye Cumhuriyetini gördün."Ya devlet başa,ya
kuzgun leşe" diyebilecek bir Hasan Tahsin,bir Şehit Şahin,bir Sütçü İmam yok muydu
aranızda?Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize!

Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba.Türklüğünüzden utanmadınız hiç
olmazsa insanlığınızdan utansaydınız baba.Bu vatan göz göre göre altınızdan kayarken
hiç olmazsa ŞEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ?"
September 02

MAVİ GÖZLÜ DEV

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

August 05

ZİNDANDAN MEHMEDE MEKTUP

TAYYİP ERDOĞANI

 10 AY HAPSE MAHKUM ETTİREN ŞİİR SUÇU BU ŞİİRİ OKUMAK

Zindanda iki hece.Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam,boynunda yafta...

Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim!

Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...

Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!

Bir alem ki, gökler boru içinde.
Akıl almazların zoru içinde
Üstüste sorular soru içinde.

Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu?
Buradan insan mı çıkar,tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı,asıldı
Kaydını düştüler,mühür basıldı.
Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı

Ondan kalan,boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler,bugün"maruzat"!
Çatık kaş...Hükumet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?

Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem...
Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem!

Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!

Insanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik,mintanlarla et.

Somurtuş gibi bıçak,nara gibi tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yönünde şefkat

Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan,sen öp seccadem!

Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim,senelik paydan!
Zindanda dakika farksız aydan

Karıştır çayını zaman erisin
Kopuk kopuk,duman duman erisin!

Peykeler,duvara mihli peykeler
Duvarda,başlardan yağlı lekeler
Gömülmüş duvara,baş baş gölgeler...

Duvar,katil duvar yolumu biçtin
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin

Sukut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar
Tek nokta seçemez dünyada nazar
Yerinde mi acep,ölü ve mezar?

Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç varda ,kalan biz miyiz?

Ses demir,su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden,kader bu,emir...

Garip pencerecik,küçük daracık;
Dünyaya kapalı,Allah'a açık

Dua,dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla,hep yoncalanmış

Bir soluk,bir tütsü,bir uçan buğu
İplik ki incecik,örer boşluğu

Ana rahmi zahir,şu bizim koğuş
Karanlığında nur,yeniden doğuş....
Sesler duymaktayım;Davran ve boğuş!

Sen bir devsin,yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin!

Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin,eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!
Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir

July 15

gizli

sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı aksam günesi...
onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
insan hergün anımsarmı aynı gözleri
seni seviyordum ve senin haberin yoktu
saçlarını izliyordum uzaktan, kulagının arkasına düşüşü ve burnun, herkezden başkaydı işte...
güldüğü zaman yukarıya bakardı;
yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
ne güzeldiler sen bilmiyordun...
ben seni seviyordum...
kalbime sıgmıyordu aklımdan gecenler
duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara carpıyordu
geri dönüyordu, çoğalıyordu
senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herseyi, herseyi erteliyişim oluyordun
kalp ağrısı oluyordun,
birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
mevsimler deişiyor ve büyüyorduk,
dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
cesurduk...
ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kızmızıydı bütün karanfiller...
ben seni seviyordum sen bilmiyordun...
sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
yagmurlar yağdı serin haziran aksamlarına
derken bir gün uzaktan gördüm seni...
saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
kalbimi acıttı her zaman ki gibi...
deiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver ASLA BİLME EN İYİSİ...

 

July 02

ANLAMSIZ ÇOCUK

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor                     .
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için                          
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.                                      
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.                                     
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.                   
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.                               

Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.                                   
Ve ölmekten korkuyor, ASLINDA YAŞAMAYI HİÇ BİLMEDİĞİ İÇİN."   
                                

May 08

crazy girl

Seni ben değil gözlerim seçti. Onlar seçti onlar beğendi.Sen benim değil onlarınsın. Gittiysen  bana ne! Onlar yansın yokluğuna.

CANLI CENAZE

Aradı bu ölü hayatı sende

Öldü artık, sevsen de sevmesen de

AKKUŞ MARŞI

                           AKKUŞ MARŞI
                       
                        ( cem YILMAZ )

             Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak! 
             Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!.
             O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
             Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak!

             Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal!
             Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al!
             Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal,
             Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal!

             Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım!
             Hangi hükümet beni kurtaracakmış,şaşarım!
             Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım! 
             Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım!

             Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar,
             Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var!
             Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar?
             "Avrupa Birliği" denen tekdişi kalmış canavar!

             Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın! 
             İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın!
             Gelecektir, cezanı vereceği günler hakkın,
             Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın!

             Yaktığın yerleri "orman" diyerek geçme, tanı!
             Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı!
             Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı,
             Satılmadik o kaldı, durma satıver şu vatanı!

             Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda!
             Semizlettin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda!
             Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin seda!
             On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda!

             Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
             Yediginiz herzelere başka ne demeli!
             Oyuverin altını iyice sallansın temeli,
             Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli!

             O zaman durur belki gözümden akan yaşım,
             O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım,
             O zaman boşa gitmez yıllarsüren uğraşım!
             HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM,

             Dalgalanın
             dolar gibi sizde şimdi ey suçlular!
             Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular,
             Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar!
             Hakkıdır "garip yaşamış vatandaş"ın da gülmek,
             Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal!